Bir Garip Hayat
Karikatür ve tebessüm etmeye ne dersin
-
Kaçırılan fırsata üzülmekle vakit geçireceğine insan, gelecek vakitlere odaklanmağa çalışsa bir daha fırsatı kaçırmamış olur. Haddizatında herşey kader ve kısmet dairesinde cereyan etmekte . Bunu düşünerek rahatlayabilirsin.
-
Garip bir hayata tutunmaya çalışan zavallılardan başka ne haldeyiz ki..
İnsanların kendi elleriyle elbirliğiyle anlamını yok etmeğe çalıştığı bir hayat bu neticede. -
Değişik kültürleri , dilleri ve illeri tanıyınca bazı ortak sözlerde kulağınıza sık sık ziyaretçi olmağa başlar.
İlimiz çok misafirperverdir. Bölgemiz çok misafirseverdir. Ülkemiz çok misafirperverdir.
Cümlesi de bu cümlelerden biridir.Gerçekte eskiden bireycilik , bencillik ve menfaatperesetlik temel düşünce olmaya başlamadan evvel dünyanın hemen her tarafı misafirperverdi. Ne yazık ki bencillik ve çıkarcılık insanlığın paradigması haline geldikten sonra ne herhangi bir ilin ne de herhangi bir ülkenin genelinde misafirperverlik adlı yüksek ahlak değeri kalmadı.
Bırakınız misafirperverlik yapıp yedirip içirmeyi, insanlar birbirine bir selam vermeyi veya selamını almağı dahi çok görür bir hale gelmiş durumda.
(function(i,s,o,g,r,a,m){i[‘GoogleAnalyticsObject’]=r;i[r]=i[r]||function(){ (i[r].q=i[r].q||[]).push(arguments)},i[r].l=1*new Date();a=s.createElement(o), m=s.getElementsByTagName(o)[0];a.async=1;a.src=g;m.parentNode.insertBefore(a,m) })(window,document,’script’,’https://www.google-analytics.com/analytics.js’,’ga’); ga(‘create’, ‘UA-93350533-3’, ‘auto’); ga(‘send’, ‘pageview’);
-
Temel ölçünün
Paradigmanın
Odak noktasının “ben”ler olduğu yerde “biz”lerden oluşturulmuş olan toplumun huzursuzluğun içinde olması kaçınılmaz hale gelir.
Zira hakkın ve haklının ne olduğunun temel tek ölçüsü bulunamaz bu halde. Böyle olduğunda “insan yüzde doksan beş oranında insanın kurdu” haline gelir.
“Kurtlukta temel kanun düşeni yemektir” toplumsal realite oluverir. -
Bütün suçluların yaptıkların suçların vardır bir bahanesi. İnsan öldürmekten namuslu insanlara iftira atmağa varana kadar bütün suçları işleyenlerin geliştirdikleri bir mantık mekanizması vardır.Bu mekanizma genelde “ama” ile başlar ve devamında gerçekte geçersiz olan bir veya birçok tez savunulur durur.Polis, pırlanta hırsızlığı yaparken yakalanan hırsıza başını salllayarak der sert bir şekilde :” Niye yaptın ,oğlum?” der.Hırsız pişkince ağzını yayarak cevap verir.” Ekmek parası için yaptım ,abi.”Polis kendinden emin bir şekilde başını dik tutarak cebinden demir 1 TL çıkartır ve uzatır.” Al oğlum sana ekmek parası.” der.Hırsız başını geriye atarak der ki.” Ama abi, sen de hiç halden anlamıyorsun ya…”Bu işler hep böyledir. Suç ,suçtur. Ahlaksızlık ve haksızlık her zaman her yerde herkes için suçtur , haksızlıktır ve ahlaksızlıktır.Suçlar için getirilen temel bahanelerden biri de sözde ” dava için” yapıldığı şeklindedir. Buna günümüzde en bariz örnek Fetö Terör Örgütünün zamanında insanlara attığı iftiralar ve haksızlıkla devlet kurumlarında kadrolaşmış olmasıdır. ( Zaten kendisi için suç işlenmekte olan bir ” dava” baştan kendi , kendisini yanlışlamakta; kendisinin yanlış ve geçersiz olduğunu ortaya koymaktadır.)Yanlışın bahanesi olmaz hiçbir vakit. Haksızlık ve yanlışlık her zaman her yerde ve herkes için suçtur ve haksızlıktır.Peygamber Efendimizin şu hadisi bu konuda ne güzel bir örnektir: “Sizden öncekilerin mahvolmasının sebebi şudur: İçlerinden asil, ileri gelen birisi hırsızlık yapınca, onu serbest bırakıyor, zayıf ve fakir bir kimse hırsızlık yapınca, onu cezalandırıyorlardı. Allah’a yemin ederim ki Muhammed’in kızı Fatıma hırsızlık yapsaydı, onun da cezasını verirdim”

