Etiket: İrfanın Maceraları

  • Anadolulu İrfan’ın Mübarek İkramiyesi

    Anadolulu İrfan’ın Mübarek İkramiyesi

    Yılbaşı İkramiyesi

    Bizim İrfan, mahallede “Her Şeye Bir Kılıf İrfan” olarak bilinirdi. Kendine has bir “irfanı” vardı; işine gelmeyen her şeye haram , işine gelen her şeyi ise “kesin caiz” kategorisine sokardı. Özellikle de söz konusu Milli Piyango ve şans oyunları olduğunda, İrfan’ın içindeki o gizli “Mübarek İrfan” uyanıverirdi.

    Bir akşam kahvede otururken, cebinden çıkardığı çeyrek bileti masaya, sanki kutsal bir emanetmiş gibi bıraktı. Kahveci Pala Nuri kaşlarını çatarak sordu: — “Yahu İrfan, hani sen geçen hafta şans oyunları için ‘aklın ve emeğin olmadığı yerde bereket olmaz’ diyordun? Ne iş bu bilet?”

    İrfan, bıyığını burarak cevap verdi: — “Nuri kardeşim, o dediğim ‘kumar’ içindi. Bu başka. Bu, devletin vatandaşıyla girdiği bir tür ‘karşılıklı hediyeleşme’ merasimi. Hem ben niyetimi ettim; çıkarsa mahalledeki caminin musluklarını değiştireceğim, kalanla da Hollanda’ya gidip  Türbelere adak adamanın binbir faydasını araştıracağım. Yani olay tamamen niyet meselesi!”

    Çelişkiler Yumağı

    İrfan’ın komik durumu, yılbaşı gecesi çekiliş küresi dönmeye başladığında zirveye ulaştı. Televizyonun karşısında bir yandan “İnşaalah şu numaralar benimkiyle eşleşir” diye kendinden geçmişçesibe dualar ediyor, bir yandan da numara tutmayınca “Kaderin de bir mizah anlayışı var canım” diye hayıflanıyordu.

    Eşi Nazike yanına gelip, “Bey, hani sen dinden, diyanetten bahsederken kumar haram diyordun? Şimdi bilet çıkmayınca mı ‘İlahi adalet mi oldu?” diye sorunca İrfan iyice köşeye sıkıştı.

    — “Hanım, sen anlamazsın. Ben orada aslında toplumsal bir deney yapıyordum. Eğer çıksaydı, paranın insan ruhundaki ‘yozlaştırıcı etkisini’ bizzat yaşayarak gözlemleyecektim. Çıkmadı, demek ki Allah beni bu ağır yükten korudu. Yani bir nevi ‘ilahi bir  nimet’ bu!”

    Büyük Final

    Ertesi gün İrfan’ın biletine “teselli ikramiyesi” vurduğu anlaşıldı. İrfan, parayı almaya giderken yolda karşılaştığı arkadaşlarına durumu şöyle açıkladı: — “Bakın beyler, tam çıkmadı çünkü Allah benim tam anlamıyla bozulmamı istemedi. Ama azıcık çıktı ki, ‘İrfan kulum, azıcık keyfine bak ama dinini de unutma’ dedi. Bu para haram değil, olsa olsa ‘ilahi bir harçlık’!”

    İrfan o parayla gitti, mahalledeki  yediği içtiğinin ayrı gitmediği ateist arkadaşı Cemil’e yemek ısmarladı. Yemekte “Cemil bak, bu yemek hem tesadüf eseri oluştu hem de benim niyetimle masaya geldi. Şimdi biz burada hangi kanuna tabiyiz?” diye sorarak ne kadar doğru bir müslüman olduğunu da göstermiş oldu.

WordPress.com ile böyle bir site tasarlayın
Başlayın