Kategori: Genel
-
İntihar eden mutlular (!) diyarı
Dünya Sağlık Örgütü (WHO) verilerine göre dünyada her yıl 800.000 kişi intihar etmekteymiş
2007 yılında Finlandiya’da toplam 993 kişi intihar etti. WHO’nun intihar oranlarına göre ülkeler listesinde Norveç 35’inci, Danimarka ise 36’ncı sırada yer ald
Bunların büyük kısmı İskandinav ülkeleri başta olmak üzere gelişmiş ülkelerde yaşayanlarmış.
Hani şu dünya mutluluk oranının en yüksek olduğu İskandinav ülkeleri: İsveç, Norveç ve Finlandiya.
İntihar, mutsuzluk ve umutsuzluk sonucu oluşan bir olgu iken bu ülkelerde bu neden böyle. Burda açık bir çelişki var. Akıl oyunları ile kimse bu gerçek hakikatin üstünü örtemez -
Kopyayı bitirmek için kafalara karton kutu taktırdılar
Hindistan medyası, Karnataka eyaletindeki bir kolejde öğrencilerin kafalarında karton kutular geçirilmiş halde sınava alındığını duyurdu.
The Times of India gazetesinin haberinde öğrencilerin soruları görebilmeleri için kafalarındaki karton kutularda boşlukların bırakıldığı ifade edildi.
Bu sıradışı yöntemle yapılan sınavla ilgili fotoğraflar, dinesh_akula adlı Twitter kullanıcısının hesabından da yayımlandı.
Sosyal medyada yayılan fotoğraflar büyük tepkilere neden oldu.
Okul müdürü, konuya ilişkin açıklamasında bunun ‘sadece bir deney olduğunu’ ve öğrencilerin deneyde yer almayı kabul ettiklerini savundu.
Olay üzerine Karnataka eyalet yönetiminin, okullarda bu tür uygulamalara derhal son verilmesi talimatını verdiği öğrenildi.
-
Adalet mi Eşitlik mi Özgürlük mü
Hangisi evrensel bir kavramdır?
Adalet, eşitlik ve özgürlük. Hepsi evrensel kavramlar mıdır?
Değişik kilo, yaş ve boydaki kişilere eşit 20 kg yük yüklemek hak mıdır doğru mudur?
Kötülük yapmanın serbest bırakılması, uyuşturucu kullanımına özgürlük verilmesi doğru bir iş midir?
Adalet dışında ikisi pekala her vakit geçerli olmayan kavramlardır.
Peki biz Kur’an-ı Kerim ‘in mesajının adalet, özgürlük ve eşitlik olduğunu söyleyebilir miyiz?
Elbette ki hayır. O aziz kitabın mesajı tevhid, adalet, nübüvvet ve haşirdir. -
Dedi Kodu Bağımlılığı
İnsan aslında dedikodudan nefret eder, temiz yaratılışı itibariyle. Ancak bir gıybet eder, bir dedikodu yapar. Bunun zevkini almaya başlar tıpkı içki kullananların zevklendiği gibi.
Rezil zevkleri alanların onları bırakamadıkları duruma düşer. O artık insanların etlerini yiyen bir canavar haline dönüşmüştür. Maddesini parçalayıp yemekle manasını parçalayıp yemek çok mu farklı?
Dedikodu/gıybet bağımlılığı tedavisi gereken bir hastalıktır.






